Yağma - Hukuki İlişkiye Dayana Alacak - Müşterek Faillik

ÖZET:
  • Yağma suçunda, kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması, daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâldir. 
  • Azmettiren bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla hareket etse bile, failin, alacaklı ticari işletmenin diğer ortağı ya da mirasçı(baba-oğul-kardeş gibi) ve benzeri bir sıfatla hukuki ilişkinin tarafı olmaması halinde, işlenen yağma suçuna azmettirmeden sorumlu tutulacak, buna mukabil azmettiren aynı zamanda müşterek fail olarak tehdit ve/veya cebir kullandığı taktirde, “failliğin şerikliğe nazaran önceliği prensibi” uyarınca müşterek fail sıfatıyla cezalandırılacağından TCK’nın 40/1. maddesi uyarınca, aynı Kanun’un 150/1. maddesinden yararlanacak, hukuki ilişkinin tarafı olmayan diğer fail ya da müşterek failler ise; kendi işledikleri, 149. madde kapsamındaki nitelikli yağma suçundan sorumlu olacaktır. 
  • Sanığın talimatıyla diğer sanıkların müştekiyi önce telefonla arayıp parayı ödemesini aksi halde kötü şeylerin meydana geleceğini söyledikleri sonrasında sanığın yokluğunda müştekiye ait eve giderek “abinin parasını ödeyin ödemezseniz beter ederiz biz almasını biliriz” diyerek tehdit etmek suretiyle tahsilat yapmaya çalıştıkları olayda; sanığın eyleminin olay yerinde bulunmaması sebebiyle diğer sanıkların eylemine asli iştirak niteliğinde olduğu diğer sanıkların ise müştekiden herhangi bir alacaklarının olmaması sebebiyle nitelikli yağma suçundan cezalandırılmaları gerekir.

YARGITAY
6. CEZA DAİRESİ

Esas : 2021/18910
Karar : 2022/17860
Tarih : 21.12.2022

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ... ile ...’a karşı tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (1. Eylem);

Sanıklara yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 106/2-a,c,d,62 maddelerine uyan tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzayan dava zamanaşımının suç tarihi olan 09.11.2009 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Sanık ... hakkında mağdur ...’e karşı tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde (2. Eylem);

Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 106/2-a,c,d maddesine uyan tehdit suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının suç tarihi olan 09.12.2009 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,


Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...’a karşı nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (4. Eylem);

Sanık ...’un, diğer sanığın talimatıyla mağdura ait işyerine mağdur işyerinde bulunmadığı sırada giderek televizyon ve dekoderi söküp götürdüğü belirtilmek suretiyle her iki sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mahkümiyet kararı verilmiş ise de; sanıkların aşamalarda bahse konu işyerini mağdur ile birlikte ortak işlettiklerini beyan etmeleri, mağdurun bu hususu doğrulaması, sanık ...’ın televizyon ve dekoderin kendisine ait olduğuna dair fatura sunması dikkate alındığında yağma suçunun ne şekilde oluştuğu değerlendirilip tartışılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (5. Eylem);

Sanıklar hakkındaki görüşme kayıtlarının 11.02.2010 tarihine ait olması bahse konu ihalenin 10.03.2010 tarihinde ilan edilip 06.05.2010 tarihinde açık artırma yöntemiyle yapılması ve ihaleye 10 kişi veya şirketin katılması sebebiyle rekabetin oluştuğu gözetilerek tebliğnamedeki görüş benimsenmemiştir.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,

Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...’e karşı tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (6. Eylem);


Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimler kurulunun takdirine göre sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

Sanıklar ... hakkında mağdur ...’ye karşı tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından; sanıklar ..., ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (7. Eylem);

Sanıklar ..., ... ve ...’ın mağdurdan geçerli bir hukuki ilişkiye dayanan alacakları olmamasına rağmen sanık ...’ın talimatıyla para tahsil etmeye çalışmaları sebebiyle sanıklar hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan zamanaşımı süresi içerisinde işlem yapılması olanaklı görülmüştür.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimler kurulunun takdirine göre sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında mağdur ... ...’ya karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (8. Eylem);

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ... ...’ya karşı nitelikli yağmaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (8. ve 13. Eylem);


Sanıklar hakkında 30.03.2011 tarihindae meydana gelen olayla ilgili kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Suç tarihinden önce bir süre sanık ...’ın yanında çalışıp ihaleleri takip eden mağdurun sonraki aşamada işten ayrılıp kendi hesabına aynı işi yapmaya başlaması sebebiyle sanıkların 10.12.2010 gününden birkaç gün önce sanık ...’a ait işyerine mağduru götürmek suretiyle dövdükten sonra 30.000,00 TL ceza kestiklerini ... ilini terk etmesini ancak ödeme tarihinde dönebileceğini belirterek mağduru serbest bıraktıkları, mağdurun bu olaydan sonra bir süre ortalarda görünmediği 30.03.2011 tarihinde yolda yürüdüğü sırada sanıklar tarafından görülerek durdurulduğu, sanıkların mağdura borcunu ödemediği belirterek parayı tahsil etmek için arabaya bindirmek istedikleri ancak mağdurun sanıkların ellerinden kurtulup kaçtığı olayda 30.03.2011 tarihli eylemin ilk olayın devamı niteliğinde olduğu gözetilmeden her iki olayla ilgili ayrı ayrı mahkümiyet kararları verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,

Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...’e karşı tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (9. Eylem);

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Suç tarihinde başka bir iş için Belediye Binasına giden sanık ...’ın burada merdivenlerden yukarı çıkmaya çalıştığı sırada daha öncesinden tanımadığı mağdur ... ile karşılaşıp kendisine sürtünerek geçmesi sebebiyle mağdura kızarak “Sen benim kim olduğumu biliyormusun? sana göstereceğim” demek suretiyle mağduru tehdit ettiği belirtilerek sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 106/2-d maddesi gereğince, eylemin örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi gerekçe gösterilerek örgüt yöneticisi ... hakkında da aynı yasanın 220/5. maddesi delaletiyle 106/2-d maddesinden mahkümiyet hükümleri kurulmuş ise de; Suçun örgüt faaliyeti kapsamında işlendiğine dair delil bulunmadığı o an biranda gelişen olay sebebiyle bireysel işlenen suç olduğu ve söylenen sözlerin TCK’nın 106/1-2. cümlesinde tanımlanan basit tehdit suçunu oluşturduğu bu suçun şikayete bağlı olduğu mağdurun şikayetçi olmadığı, sanıklardan ... hakkında suçun yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle beraat kararı verilmesi, diğer sanık ... hakkında da şikayet yokluğundan düşme kararı verilmesi yerine her iki sanığın yazılı şekilde mahkümiyetlerine hükmedilmesi,


Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,

Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...’ya karşı tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (10. Eylem);

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5237 sayılı TCK’nın kabul ettiği iştirak teorisine göre ve özetle ifade etmek gerekirse;

-Azmettiren, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır. (m.38/1)

-Azmettiren, aynı zamanda müşterek fail olarak, azmettirdiği fail ya da faillerle birlikte suçu işlemişse “Failliğin, şerikliğe nazaran önceliği prensibi” uyarınca, azmettiren olarak değil, yalnızca müşterek fail sıfatıyla cezalandırılır.(m.37)

-Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen (veya daha az ceza almasını sağlayan) kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır(m.40/1)

-Yağma suçunda, kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması, daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâldir.(m.150/1)

-Azmettiren bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla hareket etse bile, failin, alacaklı ticari işletmenin diğer ortağı ya da mirasçı(baba-oğul-kardeş gibi) ve benzeri bir sıfatla hukuki ilişkinin tarafı olmaması halinde, işlenen yağma suçuna azmettirmeden sorumlu tutulacak, buna mukabil azmettiren aynı zamanda müşterek fail olarak tehdit ve/veya cebir kullandığı taktirde, “failliğin şerikliğe nazaran önceliği prensibi” uyarınca müşterek fail sıfatıyla cezalandırılacağından TCK’nın 40/1. maddesi uyarınca, aynı Kanun’un 150/1. maddesinden yararlanacak, hukuki ilişkinin tarafı olmayan diğer fail ya da müşterek failler ise; kendi işledikleri, 149. madde kapsamındaki nitelikli yağma suçundan sorumlu olacaktır.


Bu izahattan sonra somut olay değerlendirilecek olursa;

Mağdurun suç tarihinden bir yıl kadar önce sanıklardan ...’dan 1.850,00 TL borç para aldığı bunun 200,00 TLlik kısmını ödediği kalan kısmı ödeyemediği sanık ...’in talimatıyla diğer sanıklar ..., ... ve ...’ın mağduru telefonla arayıp parayı ödemesini aksi halde kötü şeylerin meydana geleceğini ifade ettikleri sonrasında sanık ...’in yokluğunda işyerine çağırıp “abiye olan borcunu neden ödemiyorsun diyerek mağduru darp edip 1.650,00 TL bedelli senedi zorla düzenlemek suretiyle aldıkları olayda; sanık ...’in eyleminin olay yerinde bulunmaması sebebiyle diğer sanıkların eylemine asli iştirak niteliğinde olduğu sanıklar ..., ... ve ...’ın mağdurdan herhangi bir alacaklarının olmaması sebebiyle nitelikli yağma suçundan cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tehdit suçundan hükümler kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,1412 sayılı CMUK’un 326/son fıkrasının gözetilmesine,

Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ..., ... ve ...’ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (11. Eylem);

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimler kurulunun takdirine göre sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...’a karşı tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (12. Eylem);

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimler kurulunun takdirine göre sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,


Sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ...’a karşı dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (12. Eylem);

Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesinde tanımı yapılan dolandırıcılık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,

Sanık ... hakkında mağdur ...’e karşı tehdit, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...’e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (15. Eylem);

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimler kurulunun takdirine göre sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,


Sanık ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...’ya karşı nitelikli yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (15. Eylem);

Kararımızın 10 numaralı 10. eylem başlığı altında açıklanan hususlar kapsamında yapılan değerlendirmeler ışığında;

Mağdurun suç tarihinden bir süre önce sanıklardan ...’dan araç satın aldığı karşılığında 16.500,00 TL bedelli çeki verdiği ödeme günü geldiğinde çekin karşılıksız çıkması üzerine sanıkların mağduru ödeme konusunda sıkıştırmaya başladıkları olay günü mağdurun, arkadaşı ile birlikte sanıklarla konuşup ara yol bulmak için buluşmaya karar verdiği sanıkların, sanık ...’a ait yediemin deposuna mağdur ve arkadaşını götürdükleri burada mağduru ödeme yapması konusunda tehdit edip para tahsil etmeye çalıştıkları sonrasında sanık ...’in mağduru beyzbol sopasıyla dövüp yaraladığı olayda, sanık ... hakkında 5237 sayılı yasanın 150/1. maddesi delaletiyle aynı yasanın 106/2-a,c,d maddesi, mağdurdan herhangi bir alacakları olmayan diğer sanıklar Bülent, Hakan ve ...’ın ise TCK’nın 149/1-c,f,g maddesi gereğince cezalandırılmaları yerine beraat kararları verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında müşteki ...’ya karşı tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (16. Eylem);

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimler kurulunun takdirine göre sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,

Sanıklar ..., ... ve ... hakkında müşteki ...’ye karşı bedelsiz senedi kullanma, müşteki ...’ye karşı tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (17. Eylem);


Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;

a-Bedelsiz senedi kullanma suçunun 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi gereğince uzlaşma kapsamındaki suçlardan olması sebebiyle uzlaşmaya ilişkin prosedür yerine getirilmeden karar verilmesi,

b-Kararımızın 10 numaralı 10. eylem başlığı altında açıklanan hususlar kapsamında yapılan değerlendirmeler ışığında; Sanık ...’in talimatıyla diğer sanıklar ... ve ...’ın müşteki ...’i önce telefonla arayıp parayı ödemesini aksi halde kötü şeylerin meydana geleceğini söyledikleri sonrasında sanık ...’in yokluğunda müştekiye ait eve giderek “abinin parasını ödeyin ödemezseniz beter ederiz biz almasını biliriz” diyerek tehdit etmek suretiyle tahsilat yapmaya çalıştıkları olayda; sanık ...’in eyleminin olay yerinde bulunmaması sebebiyle diğer sanıkların eylemine asli iştirak niteliğinde olduğu sanıklar ... ve ...’ın müştekiden herhangi bir alacaklarının olmaması sebebiyle nitelikli yağma suçundan cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde tehdit suçundan hükümler kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son fıkrasının gözetilmesine;

Sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...’a karşı tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde (18. Eylem);

T.C. Anayasası'nın 141/3 maddesi, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan verecek şekilde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm kanıtların, mahkemenin ulaştığı sonucun, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin sanığın eyleminin ne olduğunun gerekçeli kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması,


Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sair hususları incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnamaye aykırı olarak BOZULMASINA,

Sanık ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimler kurulunun takdirine göre sanık müdafiinin temyiz istemlerinin yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 21.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.